YEŞİL GÖNEN'İM
ANA SAYFA TARİHÇE BELEDİYE KAPLICA DENİZKENT OTELLER İÇİMİZDEN BİRİ RESİMLER E-MAİL

KAPLICA'NIN HİKAYESİ :
Özellikle romatizmal hastalıklara karşı birebir olan kaplıcanın ilk keşfi MÖ. IV. yy.' da geçen ve Gönen'in tarihçesi kısmında zikrettiğimiz İskender'le ilgili olaya dayandırilır. Bölgenin ismi ilk dönemlerde kaplıcaya izafeten "Thermaia" şeklinde geçmektedir. Bizans krallarının gençleşme umuduyla buraya gelerek haftalarca burada kaldıklarından bahsedilmektedir. Çay kenarında bulunan en son kitabede de Kralların buraya tedavi amaçlı geldiklerinden bahsetmektedir. 16. yüzyıla ait kayıtlardan iki kaplıcanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan biri Gönen merkezde diğeri ise bugünkü Ekşidere köyünde bulunan ılıcadır. 0 dönemde bu bölgede Ilıca adıyla köy bulunup muhtemelen ismini ılıcadan almış olmalıdır. 1927'de ise Gönen'de üç kaplıca bulunduğu kayıtlarda geçmektedir Osmanlı Devletinde kaplıcalar halkın temizlik ve sağlık ihtiyacına karşılık veren önemli müesseselerden biridir. Özellikle hamamın vakıf tarafından işletildiğini biliyoruz. 1400'lü yıllara ait bir vakfıyesi mevcuttur. Gönen kaplıcaları şifa kaynağı olduğu gibi aynı zamanda belediyenin en önemli gelir kaynaklarından biridir. Bunun bilincinde olan belediye gazetelere ilanlar vererek kaplıcanın reklamını yapmıştır. 1903 tarihli Tercüman-ı Hakikat gazetesinde şu şekilde rek1am bulunmaktadır : "Romatizma ve cild hastalıklarıyla muzdarib olanlara Gönen kaplıcaları tavsiye olunur. Şimdiye kadar kasaba kaplıcasına bir çok zevat-ı kiram teşrif idüp, kaplıcamızda banyo ederek suyun vücuda gayetle nafi' ve romatizma ve cild hastalıklarına dahi bir deva-i mahsus olduğunu tasdik etmişlerdir ve kaplıcamıza teşrif eden zevatın ekserisi romatizma ve cild hastalıklarına mübtela olduğundan kaplıcada akşam ve sabah bir defa çamur ve su banyosu idüp bir hafta zarfında tamamıyla kesb-i afiyet ve şifayab olarak romatizmadan eser kalmaz ve kasabamızda bulunan kaplıcaya teşrif ve romatizma illetinden kurtulmak arzu eden zevatın Dersaadet'ten hareketle Bandırma tarikiyle araba ile beş saatte şehrimiz kaplıcasına muvasalat eyleyecekleri ilan olunur. Kaplıcanın Banyo mevsimi ise nisan ibtidasından eylül nihayetine kadardır. Para toplam 35-42 guruş
Gönen Kasabası Belediye İdaresi Kaplıca Müste'ciri Hacı Ali"

GÖNEN KAPLICALARI
Gönen tarihi kaplıcalarla başlar. Şehir gelişmesini ve bugünkü duruma gelmesini büyük ölçüde kaplıcalara borçludur. Tarihi M .Ö. IV. y.yılda Büyük Iskender dönemine kadar uzanan, Roma ve Bizanslılar tarafından kullanılan kaplıcalar, Osmanlı döneminde de haklı ününü sürdürmüştür. Halk arasında "Bano" tabir edilen, tarihi kubbeli kaplıca hamamı bugün de varlığını sürdürmektedir. Hakkı Akçalı'nın belediye başkanlığı zamanında bir kaplıca oteli (Yeşil Otel) ile, halk arasında "Kaynar" tabir edilen 40 tekneli bir çamaşırhane inşa edilmiştir. Açık bir havuz durumundaki kaynar da vatandaş yıkanır, ayrıca çamaşır yıkardı. Kaynar sadece kadınlara mahsustu. Günde 120 aile çamaşır yıkayabilirdi. 1951 yılında Belediye kalfası Servet Subaşı'nın yapımında büyük katkıları olan Derman Otel'in inşa edilmesiyle kaplıcalar biraz daha gelişmiştir, 1960 yılında Mimar Abdullah Ardalı ve Nihat Güner tarafından projesi hazırlanan Park Otel, Kaymakam Hüseyin Öğütçen'in büyük çabalarıyla 1962 yılında bitirildi. Gönen hızla bir kaplıca kenti haline geliyordu. Park Otelin temel kazısı sırasında ortaya çıkan M.S. V. y.yıla ait Bizans mozayiklerinden dolayı inşaat sahası değiştirilmiştir. Mozaiklerin bulunduğu alan ise açık hava müzesine dönüştürülmüştür. Belediye Başkanı Raci Pelvan'ın girişimleriyle 1973 yılında Yıldız Otel'in inşasına başlanmıştır. Kaplıcalar İdaresi A.Ş. yönetim kurulu başkanı Peyami Onar'ın da kaplıcaların yapımında büyük hizmeti geçmiştir. Açılışına Antalya Valisi olan Hüseyin Oğütçen de davet edilrniştir 1997 yılında Belediye Başkanı Hayati Köse'nin büyük çabalarıyla Güneş Otel inşa edilmiştir. Yeşil otel yıkılarak yerine pansiyon şeklinde bir otel inşaatına başlanmıştır. Ayrıca beş yıldızlı Ay Otel'in projesi hazırlanmış olup finansman sağlanması konusunda çalışmalar devam etmektedir.

KAPLICA SUYUNUN ÖZELLİKLERİ
Gönen Kaplıcası suyunun ilk tahlili 15 Kanun-u evvel 1929'da Fehmi Rıza ve Cevat Tahsin tarafından yapılmıştır. Diğer bir tahlil ise Kimyager Arnaki Efendi tarafından 15 Şubat 1930'da yapılmıştır. Gönen Kaplıcası hakkında ilk esaslı araştırma Belediye Başkanı Hüseyin Tümer zamanında yapılmıştır. Istanbul'dan davet edilen üç kimyager "Gülnihal" vapuruyla Bandırma üzerinden Gönen'e gelmişlerdir. Dr. M. Kamil, Kimyager Mustafa Nevzat ve Kimyager Hulki beylerden meydana gelen heyet, kaplıcalar hakkında ayrıntılı bir çalışma yapmışlardır. Park Otel'in yapılmasıyla birlikte, Kaplıcanın tıbbi kontrolü ve araştırmalar için İ.Ü. Tıp Fakültesi ile beş yıllık bir anlaşma yapılır. Bu anlaşmaya göre kaplıcanın bütün tıbbi sorumluluğu Prof. Dr. Orhan Yenal ve ekibine verilir. 1979 yılı 28 Nisan ve 1 Mayıs tarihleri arasında Gönen Kaplıcaları'nda büyük bir panel düzenlenir. "Lokomotor Sistem ve Değişik Hastalıklarda Kaplıca Tedavisi" konulu bu panelde Gönen Kaplıcaları hakkında sekiz tebliğ sunulur. Sunulan tebliğlerde kaplıca, suyunun özellikleri ve tedavisinde yararlı olduğu hastalıklar ayrıntılı olarak belirtilir. İstanbul Tıp Fakültesi Hidroklimatoloji Kürsüsü'nün Gönen Kaplıcası maden suyu tıbbi değerlendirmesi şöyledir: Çok sıcak olan Gönen suları karışık, acı maden suları gurubuna girer. İki gramın üstünde total mineralizasyon ihtiva etmesi bilhassa içme tarzında kullanıldığı zaman karaciğer ve safra yollarıyla böbreğin fonksiyonel bazı teşevvüslerinde kayda değer bir etki göstereceğini tahmin ettirir. Banyo tarzında kullanıldığında romatizmal sendromlar, kırık sekelleri, ameliyat sonrası devreleri de dahil olmak üzere lokomatör sistemin ağrı ve hareket güçlüğü ile müterafık hastalıkları, ağrılı ve iltihaplı kadın hastalıklan, kalın bağırsakların ağrılı spastik iltihapları, bu meyanda zikredilebilir. Keza bu sularda kanda birikmiş olan yağ cisimciklerinin temizlendiği normal hudutlara döndüğü, kanın heparin yapılmışcasına sulanıp iri parçalı yağ cisimciklerinden temizlenerek hareket kabiliyetinin arttığı göıülür. Şu halde kürler, damar sertliğinin kan bulgularının tashihinde, buna bağlı nörolojik ve vasküler kompiikasyon sekellerinin tedavisinde ve koruyucu tababet nokta-i nazarında orta yaşlılarda bu komplikasyonları önlemek için değerlendirilebilir.